Hüseyin Yılmaz
Roma Notları - Son - 9 - (İnsanın içine yolculuğu)
İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya...
Bir yanda akan BENİM…
İnsan ne garip, ne muazzam bir muamma... Allah Teâlâ bizi ruhumuzla ve bedenimizdeki o bitmek bilmeyen isteklerimizin seslendiricisi nefsimizle öyle derin, öyle iç içe bir tezatla yaratmış ki... Ruhumuz ve bedenimizle dünya ve içindeki her şey adeta önümüze serilmiş, tamamen hizmetimize verilmiştir. Ama ne kadar zengin olursak olalım, ruhumuz hep o ilahi iyiliğe, o saf güzelliğe aç ve muhtaçtır. Ruh aslında bu dünyada bir gurbette; ait olduğu o temiz, yüce iklimin kokusunu arıyor durmadan. İşte nerede bir iyilik görsek, nerede yüreğimizi ısıtan salih ve saliha bir davranışa şahit olsak ya da bizzat yapsak bil ki o içimizdeki ruhun, ruhaniyetimizin aslına duyduğu o derin özlemin bir sızıntısıdır.
Madalyonun bir de diğer yüzü var tabii: Bedenimizde bizi sürekli toprağa, dünyaya, nefsin o bencil isteklerine çeken ve aşağıya düşüren bir taraf var. Hayatımızı sürdürmek, bu dünya imtihanında ayakta kalabilmek için o nefis bize lazım, evet; ama terbiye edilmediğinde, dizginleri elinden kaçırılmış bir at gibi insanı uçuruma, felakete sürükleyen de yine odur.
Yusuf Suresi'nin 53. ayet-i kerimesinde Rabbimiz bizi net şekilde uyarır:
"Şüphesiz nefis, Rabbimin merhamet ettikleri müstesna, kötülüğü çokça emreder." (Yusuf, 53)
Üstad Necip Fazıl'ın Sakarya Türküsü’nde o dizeler, aslında tam olarak bizim bu iç savaşımızı, kalbimizin iki yakasını anlatıyor:
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
İyilik ve kötülük, güzellik ve çirkinlik, nur ve kir arasında insan, doğumundan ölümüne doğru ince bir çizgide yürür gider. Zaten bu fani dünya hayatının varlık sebebi de tam olarak bu imtihandır. Mülk Suresi 2. ayet-i kerimesinde Rabbimiz bu hakikati net bir şekilde önümüze şöyle koyar:
"O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır." (Mülk, 2)
O zaman bu ince çizgide yürürken; etrafımızdaki güzellikleri, Rabbimin yaratmış olduğu o şahane estetiği gözlemlemeye devam ediyoruz. İşte bu güzelliklerle dolu olan ve bir gün hakikatle buluşacağına, kalplerinin İslam’ın nuruna açılacağına gönülden inandığımız İtalya ile ilgili seyahat notlarım burada son buluyor.
Rabbim bizleri gezdiğimiz, gördüğümüz, seyahat ettiğimiz bu yabancı topraklardaki olaylardan, yapılardan ve gelişmelerden ibret alarak ödevini yapanlardan, kendi hissesine düşeni çıkaranlardan eylesin. Hayat su gibi akıp gidiyor; önümüze daha neleri getirecek, yarınlar bize ne gösterecek tam olarak bilemiyoruz.
Tam da burada Muharrem Nureddin Coşan hocamızın can alıcı cümleleri, cümle aleme geliyor:
"Bil ki, günümüz insanı taammüden hayatı ıskalıyor."
Haydi MÜSLÜMAN! Sen de kendine gel.
Yaratıldın! Bil ve hatırla!
Söz verdin, verdiğin sözü unutma!
Dünya sahnedir, ışıltısına kanma.
Saman alevi misali menfaat için nefsine uyarak şeytan ve şebekesiyle senaryoda rol alma.
Onlar da, sen de göçeceksin.
Döndürüldüğün yerde onlarla birlikte ve aynı muameleye tabi tutulmak ister misin?
Şuna kesin ve sarsılmaz bir şekilde inanıyoruz ki: İnsanlık bugün gerçek manada bir huzur ve tatmin arıyorsa, yolu er ya da geç İslam’a gelmekten, İslam'ın o kuşatıcı iklimini yaşamaktan geçiyor. Aslında hepimiz bu hakikate muhtacız, böyle bir manevi mecburiyetimiz var. Sahte reçetelerde veya geçici parıltılarda mutluluğu aramaya hiç gerek yok.
Tabi burada en büyük sorumluluk yine bizlere düşüyor. Sözle değil, hal diliyle; yani bizzat yaşayarak, "hal ehli" olarak İslam'ı ahlakımızla temsil etmemiz gerekiyor. İnsanlık bizim duruşumuzda, eylemlerimizde o güzelliği görmeli ki hakikate yönelsin.
Muharrem Nureddin Coşan hocamız, yine o ufuk açıcı düsturlarıyla;
"ISLAM: UNIVERSAL & STATEFREE"
Gizli aşikar her baskıdan münezzeh;
Er kişiye değil, her kişiye...
ifadeleriyle bize evrensel bir vizyon sunuyor, yönümüzü tayin ediyor ve yol gösteriyor.
Bu anlamda Rabbimizden bizlere basiret, istikamet ve yardım ihsan etmesini niyaz ediyoruz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.