Mehmet Akpınar

Mehmet Akpınar

Yirmi Sekiz Şubat…

Herkes uykudaydı belki… ama bu milletin vicdanı uyanıktı.

Gençtik. Liseli yaşlarımızdaydık. Omuzlarımız dardı ama yükümüz büyüktü.

Bir hakikati söylemenin bedeli vardı. Sakal suçtu. Başörtüsü suçtu. Kur’an okumak, hadis konuşmak, üç kişinin bir araya gelmesi bile suçtu.

Biz suçlu değildik. Biz sadece inandığımızı yaşıyorduk.

Cami basıldı. Çocuklarımızın gözleri önünde götürüldük. Gözlerimiz bağlı, tehditler savruldu üzerimize. Psikolojik baskılar, sorgular… Ve iki yıl on ay süren cezaevi günleri.

Demir kapılar kapandı ama içimiz kapanmadı.

Dün suç sayılan fikirler bugün serbest.

Dün zindana atılanlar bugün başı dik.

Dün zulmedenlerin bir kısmı bugün mahkûm.

28 Şubat Süreci sadece bir siyasi tarih değil. O günler bir neslin imtihanıdır.

Biz barajdık.
Evet, baraj…

Baraj yıkılsaydı, bir toplumun inancı sel olurdu.

O gençler sadece bir dönemin mağduru değildi.
Bir dirilişin hamuruydu.
Bir yürüyüşün ilk adımıydı.

Dün kapalı kapılar ardında fısıltıyla konuşulan hakikatler vardı.

Bugün ise aynı hakikatler meydanlarda, çatılardan haykırılıyor.

Dün susturulanlar vardı.
Bugün susturulamayan bir hafıza var.

İşte ibret tam da burada:
Hakikat zindana atılabilir ama zincire vurulamaz.

Ses kısılabilir ama söz öldürülemez.

Adalet bir grubun değil, insanlığın hakkıdır.

Özgürlük bir lütuf değil, imtihandır.

Eğer bir gün yeryüzüne adalet hâkim olacaksa, o adalet çileyle gelecektir.

Ve Mehdi’nin safında yer alacak nesil, rahat koltuklarda değil, demir kapılar ardında yoğrulmuştur.

Sabır nedir biliyor musunuz?

Haksızlığa boyun eğmemek ama zalime benzememektir.

Kapı yüzüne kapandığında kalbini kapatmamak, intikam fırsatında adaletten şaşmamak, karanlıkta yürürken ışığa inanmak…

Biz sabretmeyi öğrendik.

Çünkü acele öfke, sabır ise kaderin dilidir.

Zulüm bağırır.
Adalet sessiz yürür.

Ama tarihe yön veren o sessiz yürüyüştür.

Bugün geriye dönüp baktığımızda öfke değil ibret görüyoruz.

Asıl imtihan zindana girmek değil; zindandan çıktığında kalbini temiz tutabilmektir.

Hakikati suç sayan dönemler geçer.

Gücü adalet zannedenler dağılır.

Ama imanla direnen bir nesil, zamanı geldiğinde yeniden ayağa kalkar.

Dün kapalı kapılar ardında fısıltıyla konuşulan hakikatler vardı, bugün ise çatılardan özgürce haykırılıyor.

Dün susturulanlar vardı, bugün susturulamayan bir hafıza var.

Dün korku hâkimdi, bugün umut var.

Dün baskı vardı, bugün hafıza var.

Dün karanlık uzundu, bugün ışık yükseliyor.

28 Şubat’ın gençleri kaybetmedi.
Sadece pişti.

Ve pişen demir, bir gün adaletin kılıcı olur.

Nöbet bitmedi.

Biz hâlâ buradayız.

Ve hâlâ hakikati haykırıyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.