Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

EĞİTİMDE İYİ ÖRNEKLER

Tek kanatla kuş uçmaz…

Aysel Çalık olayı bir kez daha gösterdi ki; yetiştirdiğimiz bir öğrenci LGS’de 90 soruda 83 net yapabilir, derslerinde son derece başarılı olabilir. Ancak yalnızca akademik başarı, iyi ve güçlü bir insan yetiştirmek için yeterli değildir. Çünkü tek kanatla kuş uçmaz.

Bizler evlatlarımızı çift kanatlı bireyler olarak yetiştirmeliyiz. Bilgiyi ahlakla, yeteneği vicdanla, başarıyı güzel karakterle buluşturmalıyız. Çocuklarımızın sahip olduğu kabiliyetleri; merhamet, adalet, sorumluluk ve güzel ahlakla taçlandırmalıyız.

Bunun yolu ise eğitimcinin yaptığı işe sadece görev olarak bakmamasından geçiyor. İşimize sevgimizi katmalı, sahada samimiyetle gayret göstermeli ve her bir öğrencimizin hayatına dokunmanın sorumluluğunu taşımalıyız.

Artık “Böyle gelmiş, böyle gider.” deme lüksümüz yok.

Çünkü geleceği değiştirmek, bugünün çocuklarına dokunmakla mümkün. Kadim medeniyetimizden, tarihimizden ve sahip olduğumuz değerlerden aldığımız gücü evlatlarımıza aktarabilmeliyiz.

Onları yalnızca sınavlara hazırlanan öğrenciler olarak değil; hayatın sorumluluğunu taşıyan, iyiliği çoğaltan, güzel işler yapmayı hayatının bir parçası haline getiren, ahlaki değerleri içselleştirmiş şahsiyetler olarak yetiştirmek zorundayız.

Asıl hedefimiz; bilgili olduğu kadar vicdanlı, başarılı olduğu kadar merhametli, yetenekli olduğu kadar sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmek olmalıdır.

Bunun için sınıflarımız bizi bekliyor.

Eğitimde istendik davranışları oluşturmak, sadece anlatmakla mümkün değil. Bütün yöntem ve metotları kullanarak, hayatın içinden örneklerle, yaşayarak ve yaşatarak çocuklarımızın gönlüne dokunmalıyız.

Çünkü çocuklar çoğu zaman söylediklerimizden çok, yaptıklarımızı öğrenir.

İyiliği anlatırken iyilik yapmalı, saygıyı öğretirken saygı göstermeli, adaletten söz ederken adil olmalı, sorumluluğu anlatırken sorumluluk almanın örneğini bizzat göstermeliyiz.

Sizlerle ilerleyen yazı dizimizde paylaşacağımız çalışmalar da işte tam olarak bu sorumluluk şuurunun, sahada verdiğimiz mücadelenin ve dert edindiğimiz meselelerin somut birer meyvesidir.

İnanıyoruz ki okullarımızda çakılacak küçük bir kıvılcım, öğretmenlerimizin gayretiyle büyüyecek; evlatlarımızın geleceğini aydınlatan büyük bir meşaleye dönüşecektir.

Bazen bir öğretmenin söylediği tek bir söz, bir öğrencinin hayatında yıllarca iz bırakabilir.

Bazen bir öğrencinin fark edilen yeteneği, onun geleceğini değiştirebilir.

Bazen de gösterilen küçük bir merhamet, bir çocuğa insan olmanın en büyük dersini verebilir.

İşte eğitim tam da budur.

Bilgi vermek kadar gönle dokunmak, yol göstermek kadar güzel bir örnek olmak…

“Atı alan Üsküdar’ı geçmeden” yeniden kendimize, özümüze dönmeliyiz.

Duruşumuzu ve özümüzü; yalnızca sözlerimizle değil, eylemlerimizle de ortaya koymalıyız.

Çünkü geleceğin Türkiye’sini inşa edecek olan çocuklarımızın elinden tutmak, hepimizin ortak sorumluluğudur.

Ve unutmayalım:

Çocuklarımızın bir kanadı bilgi, diğer kanadı ahlaktır.

İkisini birlikte güçlendirebilirsek, işte o zaman gerçekten geleceğe güvenle uçabiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.