Hüseyin Yılmaz
Roma Notları -5- (Gönüllerin Fethi)
Roma’daki tefekkür yolculuğumuz sadece sokakları, asırlık binaları izlemekle kalmadı; bizi oranın insanıyla, geleceği yetiştiren eğitimcileriyle ve çocuklarıyla da bir araya getirdi. Roma'da iş başı eğitimi yaptığımız ilk okulda hem okul idaresiyle hem öğretmenlerle hem de öğrencilerle adeta hemhal olduk. Bu süreç boyunca bizim ekibimizin zihnindeki asıl gaye şuydu: Biz burada sadece kendimizi değil, ülkemizi temsil ediyoruz. Biz Müslüman Türk'ü temsil ediyoruz ve buradaki her adımımızda bir duruşumuz olmalı.
Bu asil perspektifle, iş başı eğitimi yaptığımız süre boyunca elimizden gelen en iyi şekilde derslere katıldık. İnsanlarla ve öğrencilerle iletişimimiz o kadar samimi, o kadar güzel oldu ki, inanıyorum ki onlarda çok tatlı bir iz bıraktık.
Okul müdiresi Valeria Hanım, 62 yaşında tam bir "atom karınca"... Karizmatik, yerinde duramayan müthiş bir okul lideri. İş başı eğitimi yaptığımız süre boyunca, o koşturmacanın içinde topuklu ayakkabılarıyla bizlere her an eşlik etti. Seyahatimiz öncesinde kendilerine helal gıda hassasiyetimizi belirtmiştik. Sağ olsunlar, öğle arasında bizim için okulun yemekhanesinde, tamamen bu hassasiyetimizi gözeterek harika bir menü hazırlatmışlar; bizim deyimimizle enfes unlu mamuller ve hamur işleri ayarlamışlardı.
Müdire Hanım, proje koordinatörü, diğer öğretmen arkadaşlar ve bizim ekip... Son derece muhabbetli bir ortamda yiyeceklerimizi yedik. Yemek bittikten sonra içimden bir ses yükseldi. Arkadaşlara, "Bir yemek duası yapalım, bunu Valeria Hanım’a da iletin bakalım" dedim. İngilizce yemek duasını zaten önceden hazırlamıştık.
Valeria Hanım’a yemek duası yapacağımız söylenince, inanınız ki o anı, onun yüzündeki o ifadeyi görmenizi çok isterdim. Herhalde "gönlün fethi" dediğimiz şey, tam olarak bu olsa gerek... Gözleri ışıl ışıl oldu. Büyük bir samimiyet ve aşk ile ellerini bizimle beraber açtı, ettiğimiz duaya, aminlerimize gönülden ortak oldu.
O sırada yanımızda, önceki günlerden tanıştığımız ve Instagram’da takipleştiğimiz sanat öğretmeni Anthony de vardı. Anthony, bu anın manevi ikliminden o kadar etkilendi ki, bu yemek duasının metnini WhatsApp’tan kendisine iletmemizi rica etti. Ardından bizi de etiketleyerek bu yemek duasını kendi sosyal medya hesabından paylaştı. En dikkat çekici ve bizi duygulandıran kısım ise şuydu: Anthony, paylaşımının altına İngilizce "God" (Tanrı) kelimesini değil, aynen bizim ifade ettiğimiz gibi "Allah"yazdı.
İşte duruş dediğimiz, temsil dediğimiz şey tam olarak budur. Biz mesleğimizi, inancımızın zarafetiyle birleştirip layıkıyla icra ettiğimizde, o surlar kılıçla değil, kalpten kalbe kurulan bu sevgi köprüleriyle fethediliyor.
Rabbim bizleri İslam’ın özünü doğru kavrayan, bu güzelliği davranışlarına yansıtarak insanlığa örnek olan hayırlı eğitimcilerden kılsın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.