Mehmet Akpınar
DEĞİŞİMİN BEDELİ
Tarih boyunca hiçbir büyük değişim alkışlarla başlamamıştır…
Yeni bir yol açanlar önce eleştirilmiş, sonra engellenmiş, en sonunda ise haklı oldukları anlaşılmıştır.
Çünkü değişim; sadece şehirleri değil, alışkanlıkları da sarsar.
Hareketsiz duran bir insanın önüne engel çıkmaz.
Yerinde sayan kimsenin ayağına diken batmaz.
Ama yürüyen insanın yolu taşlıdır.
Koşan insan yorulur.
Dağa tırmanan rüzgârla mücadele eder.
Hayatta da böyledir…
Bir hedefiniz varsa…
Bir idealiniz varsa…
Bir mücadele veriyorsanız…
Mutlaka karşınıza engeller çıkacaktır.
Bu engeller bazen dışarıdan gelir.
Bazen de en yakınınızdan…
Haset edenler olur…
Çekemeyenler olur…
Menfaati zedelenenler olur…
Eskiden alıştığı düzeni kaybetmek istemeyenler olur…
Haksız kazancını devam ettirmek isteyenler olur…
Liyakat yerine torpil bekleyenler olur…
Kural tanımayanlar olur…
Herkes kendi penceresinden bakar.
Kimi doğruluğu alkışlar…
Kimi doğruluktan rahatsız olur.
Çünkü doğruluk; en çok yanlış düzen kuranları rahatsız eder.
Her şehirde görünmeyen bazı çevreler vardır.
Yıllarca karar veren…
Yıllarca yön veren…
Kendilerini doğal söz sahibi gören…
Değişim başladığında en büyük rahatsızlığı da onlar hisseder.
Çünkü artık alışılmış düzen değişmektedir.
Fakat madalyonun diğer yüzü de vardır.
Adaletli yönetimi görünce destek veren insanlar da vardır.
Üreten sanayiciler…
Dürüst esnaflar…
Vatanını seven bürokratlar…
Vicdan sahibi basın mensupları…
Samimi siyasetçiler…
Sessiz çoğunluk…
Onlar gösteriş yapmaz.
Bağırmaz.
Ama doğruyu gördüğünde yanında durmasını bilir.
Toplum zamanla hakikati ayırt eder.
İlk gün şüpheyle bakabilir.
İkinci gün izler.
Üçüncü gün karşılaştırır.
Sonunda ise kimin hizmet ettiğini, kimin sadece konuştuğunu görmeye başlar.
İnsanların güveni bir günde oluşmaz.
Ama adalet, samimiyet ve çalışkanlık sabırla devam ederse en güçlü referans hâline gelir.
Bu yüzden mücadeleden korkmamak gerekir.
Engeller varsa yol da vardır.
İtiraz varsa değişim başlamıştır.
Rahatsızlık varsa bir düzen değişiyordur.
Yeter ki insan; öfkesini değil, istikametini korusun.
Çünkü asıl zafer, rakiplerini yenmek değil…
Nefsini yenerek doğruluktan ayrılmadan yürüyebilmektir…
Selam ve dua ile kalın…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.