1. Haberler

  2. Gündem

  3. Adil olmayan bir karar güveni dağıtır
Adil olmayan bir karar güveni dağıtır

Adil olmayan bir karar güveni dağıtır

Avukat Ahmet Çabukel Yargı Reformu Paketi ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

A+A-

Çabukel; “bir kişinin bile adil olmayan kararla cezalandırılması bütün ülkeye yapılan saygısızlıktan başka bir şey değildir” diyerek yargıya olan güven hakkındaki görüşlerini aktardı.

YARGI REFORMU GEREKLİ MİYDİ? NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Yeni yargı reformu gerekliydi ama yeterli değil. Yargı reformu daha geniş, daha kapsamlı olabilirdi. İvedi sorunları çözecek bir takım düzenlemeler gelebilirdi. Fakat yapılan hiçbir şeyin kötü olmadığını düşünen bir insanım. Bu nedenle yapılan bir şey de kötü olanı aramaktansa iyi olanı aramak taraftarıyım. Yeni yargı reformunu her açıdan olumlu buluyorum. Özellikle tutuklulukta geçen sürelerin azaltılması açısından çok olumlu buluyorum. Bence bir avukat için en değerli kısım burasıydı. Çünkü bir insanın özgürlüğü hukuka uygulanan her şeyin önünde gelir. Sırf dosyası kesinleşsin diye temyizden vazgeçiyorlar. Çünkü tutuklu kaldığı sürede zaten infazda kalacağı süreyi fazlasıyla yaşıyor. Hatta tutuklu kaldığı süre infazda kalacağı süreden daha ağır geliyor. Bu hususun giderilmesi gerekirdi. Bunun tek yöntemi en fazla bir buçuk yıl olacak şekilde tutukluların gözden geçirilmesi gerekirdi ki ben bu süreyi de fazla buluyorum. Bu yargılamaların keyfiliğini arttırır. Bu nedenle bence o süreyi en fazla bir yıl ile kısıtlamak gerekirdi. Bütün suçlar açısından bahsediyorum. Suç kategorisi yapmaktansa bütün suçlar açısından böyle bir değerlendirme yapmak gerekirdi. Sadece olağanüstü durumlarda bunu tam bir delille ispatlamak suretiyle uzatabilirdi. Bir defa ya da iki defaya mahsus şeklinde kısmı bir vicdan ya da bir serbesti bırakabilirlerdi hakimler ama ortada mahkumu ya da sanığı koruyacak bir düzenlemelerde yapabilirlerdi. Yani eğer uzatılan süre açısından tazminat verilecekse atıyorum 100 bin liradan aşağı verilemez şeklinde bir hükümde kurulabilir. Bu şekilde he iki tarafında manevi mağduriyeti korunmuş olur. Hakim uzattı veya adam sonunda beraat etmiş ise bu durumlarda hakime kısmi yaptırım gelebilir. Yaptırım derken mesela yanlış verdiği kararlarda kademe ilerlemesini durdurma olabilir. Ne kadar reform çıkarsa çıksın en iyi kanunlarda çıksa bunu uygulayıcıların uygulamasında göreceğiz. Uygulama yapıldığı zaman çıkarılan şeyi anca görürüz. Ben bu nedenle hakimlerin biraz daha dikkatli olma kanaatindeyim. Bunların aşılması gerekirdi geç kalındı fakat zararın neresinden dönülürse kardır. Geç gelen adalet adaletsizlikten iyidir. Bütün yargı paketine baktığımda bana göre en önemlisi tutukluluk süresidir. Çünkü bir ceza hukuku açısından, savunma açısından insanların psikolojisi bozuluyor. Tutukluluk süresi infaz süresi kadar uzayan mahkumlar temyize gönderilmesinden vazgeçip suçunu kabul edip açık cezaevine geçmek istiyor.

BAZI BARO BAŞKANLARININ METİN FEYZİOĞLU’NA GÖSTERMİŞ OLDUĞU TEPKİLER VAR. BUNU NASIL DEĞERLENDİRİRSİNİZ?

Açıkçası Metin Feyzioğlu’nun dünkü durumuyla bugünkü durumu arasında çok büyük bir fark görmüyorum. Metin Feyzioğlu’nun olumlu adımlar attığı kanaatindeyim. Hiçbir şey yapmamaktansa bir şey yapmak iyidir. Bir şeyin yeterli mi yetersiz mi aşamasından ziyade yapılan ufakta olsa bir değişikliğin herkes açısından faydalı olur diye düşünüyorum. Şahsi düşüncelerin barolardan arındırılması gerek. AK Partinin her dediğini onaylamak zorunda değiller, Metin Feyzioğlu’nun yaptığını da eleştirebilirler ama bana göre baroların katılması gerekirdi. Katılmayana da saygı duymak gerekiyor. Katılanları da katılmayanları da kendi içlerinde haklı buluyorum.

REFORMDA AVUKATLARI İLGİLENDİREN EN ÖNEMLİ MADDE SİZCE HANGİSİDİR?

Bana göre reformda avukatları ilgilendiren en önemli madde sınavdır. Ama sınav tek başına yeterli olmaz. Sınavın çıkması gerekliydi çünkü hukuku bitiren herkes avukat oluyordu. Sınavla beraber farklı alanlara yönelimde olacaktır. Bu nedenle önemli buluyorum ama yeterli bulmuyorum nedeni ise bu kadar öğrencinin alındığı bir yerde bu kadar çok mezun verirken tutup bir sınav yapıp küçük bir kısmını alırsan bir yığılma olacak ve hukuk fakültesini bitiren bir çok insan mağdur olacak bir yılı boşa gidecek.

REFORMUN ÜLKEYE KATTIĞI DEĞER VAR MI?

Şuan baktığımızda kattığı bir değer yok. Sadece şunu söyleyebilirim. 5 yılın altınca ceza alan kişilerin Yargıtay’a gitmesi bence önemliydi. Bölge Adliye Mahkemelerini ben gereksiz buluyorum. Bölge Adliye Mahkemeleri aslında yargıdaki yükü daha da ağır hale getirdi. Ve yargının işleyişini yavaşlattı. İlk birkaç ay hızlı kararlar çıktı ama bir süre sonra yığılacaktı bu kararlar. Herkes bunu öngörüyordu zaten. Nitekim öngörülen de oldu. Bazı suçlarda Bölge Adliye Mahkemesini aradan çıkarıp doğrudan Yargıtay’a gidilebilir. Bu sayede hem Bölge Adliye Mahkemesinde yük azalır hem de Yargıtay’da ki yükte kısmen azalmış olur. Çünkü hem Bölge Adliye Mahkemesi hem de Yargıtay’a giden dosyalar vatandaş açısından iki türlü sorun oluşturuyor. Uzun bir süreç oluşuyor ve bu süreci kısaltmak lazım. Fakat Yargıtay’ı aradan çıkarılıp verilecek her karar hukuka aykırı düşer. Bu nedenle 5 yılın altında ki verilen kararlar dahil gelecekte de verilecek kararlar açısından sıkıntı oluşuyordu. 5 yılın altında ki kişilere verilen ceza açısından Türkiye’de büyük bir değişikliğin olduğunu düşünüyorum. Bölge Adliye Mahkemelerini açarak bir kambur yarattık. Şuan bundan daha ivedi olan bir durum vardı. Yargıtay’ın ve Danıştay’ın güçlendirilmesi gerekiyordu. Yapılan iyi niyetli bir şey fakat bazen de iyi niyet tek başına yetmiyor. Demem şu ki yapılan bütün değişikliklerin ülkeye bir miktarda olsa değer kattığını düşünüyorum. Yeni yargı reformu biraz daha geniş kapsamlı olsa daha iyi olurdu. Uzun bir çalışma gerektiriyor bu, uzun yapılan çalışmalar sonucunda aksaklıklar da ortaya çıkartılırsa bu sayede bir defa da yapılacak usule ilişkin değişiklikler avukatı, hakimi ve vatandaşları rahatlatır. Vatandaşın şuan bu değişiklikten hiçbir haberi yok. Beni çok fazla arayan oluyor. Adamın dosyası zaten Yargıtay da bana hemen Yargıtay’a başvuralım diyor, ama bilmiyor ki dosya zaten Yargıtay da. Bilgi kirliliği var. Bu bilgi kirliliğinin de aradan kalkması lazım.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.