Hüseyin Yılmaz

Hüseyin Yılmaz

En Kuvvetli An: Ramaz “An”

Tüm Müslümanların özelde de Müslüman Türk insanının, heyecanla beklediği, öncesinde maddi manevi büyük hazırlıkların yapıldığı, yediden yetmişe herkesi aynı duyguda birleştiren, affedilme ayı, Kur'an ayı, Ramazan geldi. Ne mutlu o insana diyor Peygamber Efendimiz; rahmet sularına dalıp, mağfiret otağında günahlarını itiraf ederek, Yüce Allah'ın huzurunda temizlenerek, gözyaşıyla hatalarını kendini Yaratana arz edip, af dileyerek: Hiçbir insanın hayal bile edemeyeceği kötülükteki, azap mahallesinden kurtulup, nimetler içerisinde, zevkle, sefa ile yanında sevdikleriyle beraber, düşündüğü tüm güzelliklerin anında gerçekleştiği Cennet’i kazanıyor.

İki şık var diğer varlıkların hepsinden üstün yaratılmış ve kendine akıl verilmiş insanın önünde. Aslında insan hayatın her evresinde hep yol ayrımında, verdiği karara göre hem maddi hem manevi kazanç veya kayıp içerisinde. Akletmez misin? İnsani kötü duygular (hırs, şehvet, öfke, vs). Eğer aklın önüne geçmezse pişman olacak işler yapmıyor insan, ya geçerse ki, 8 milyar insanlık aleminin çoğu akletmiyor ki, Yaratıcısını bulamıyor. Sapıklık (Yahudiler) ve delalet (Hristiyanlar) içerisinde. Dünyanın geçici zevklerine dalıyor. Biz ne diyoruz namazımızda ki o namaz bizi kötülükten, fuhşiyattan alıkoyması gerekiyor, Hakkın huzuruna çıktığımız namazımızın her rekâtında: Veleddallin. Amin.

Ah! Şu diller neler neler söylerler. İndirebilirsek dilden kalbe söylemlerimizi, eyleme dönüştürebilirsek, İşte o zaman dünya yaşanılabilir bir cennet haline dönecek. Çare tam da bugünler, bu an Ramazan. Ramazan’da bize muhakkak kötülüğü emreden iç sesimiz nefsimizin dizginlerini açlıkla ele almışken, insanın en büyük düşmanının, en büyüklerinin, şeytanın zincirlere vurulmasını fırsata çevirme günleri bu günler. Herkes kendi kabiliyeti kendi ''kab''ınca faydalanacak Ramazan’dan. Niagara şelalesine bir küçük kahve fincanı koyarsanız o rahmet denizinden faydalanamazsınız. Çok su az kab, bir damla bile kalmaz şelalenin suyu o küçücük kab’ta. Coşar gider işte. "Kab"ımızı büyütme günleri, fıtratımızda olan güzellikleri ortaya çıkarma…

Ramazan'ın güzelliğini fırsata çevirmek için:

  • 1) İftar, eşi dostu davet.
  • 2) Mahalle Camii'nde ailece teravih namazı.
  • 3)Vakit geçti gidiyor, yaparsan kar yapmazsan zarar: ey teheccüd kıl beni.
  • 4) Sahur, ailenin en küçüğünden en büyüğüne o bereketli zamanlarda ayakta olma.
  • 5) Gün boyunca aç kalan nefsimize, güzel ahlak elbisesini giydirme. a) Affet. b) Şükret. c) Dua et. d) Boykot et. e) Ağla, yalvar, yakar. İste Rabb'imden, ayakkabı bağcığını bile. f) Evlatlarımızla nitelikli Ramazan sohbetleri yaparak, yaşayarak örnek olma.
  • 6) Hayır, hasenat, fitre, zekat. İnsan ilişkilerinde geçerli olan kural, parada da geçerli. Ver- Kazan. Her zaman mı? Sen bilirsin kazanmak istiyorsan her zaman, ver kazan.
  • 7) Mutluluk kaynağımız Ramazan'ı, bayramla taçlandırma, akrabaları çocuklarımızla birlikte ziyaret Onlardan hayır duaları alma.
  • 8) Mahallenin, apartmanın, akrabaların çocuklarını, bayram harçlıkları ile sevindirme. Ne mutlu bunları yapanlara,

"Gazze'yi unutmadan ama.

En önemli birinci gündem maddemiz: Gazze, Kudüs, Doğu Türkistan.

Mazlum, mahkûm İslam coğrafyası.

Kâfirler ve ürünlerini boykot.

Dua. İslam âlemine dua.

Vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.