Roma Notları -2-

Hüseyin Yılmaz

Roma hayallerimde yer alan şehir... Peygamber efendimizin Batı Roma’nın güzel ahlak ile fetholunacağı müjdesi, hep aklımda.

Sene 2025…

Yeni bir mekanda, İstiklal İlkokulunda önceki okullarımda yapmış olduğumuz eğitimde iyi örneklerin devamını getirelim istemiştik. Ama ister istemez yoğun bir çalışmanın ardından, aynı yerde uzun yıllar çalışmanın vermiş olduğu bir mental yorgunluk ile başlamıştım yeni okuluma. Bu yorgunluk aslında bir duraklama değil, yeni bir başlangıcın habercisiymiş. Erasmus + başvurularını gördüğümüz zaman, hani derler ya; o ışıltıyı gördük ekibimizle beraber. "Projemizi yazalım" istedik. Okulumuzda ilana çıktığımızda proje fikrini, gönüllü olan Sevim ve Büşra hocalarımla yazmaya başladık. Projemizi, ilkokul birinci sınıfa başlayan öğrencilerimizin okula uyumunu sağlayacak etkinlikler ana başlığı altında ekibimizle birlikte tamamladık ve başvurumuzu yaptık.

Proje ortağımız vardı ama gönlümüzden geçen, Hocamız, Gönül Dostumuz, Mürebbimiz Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan’ın sohbetlerinde dinlediğim ve benim ve evladlarımın ideali olarak hayatımızın planına nakş ettiğimiz Roma’nın fethini ve oraya bir keşif hareketini gerçekleştirmek istiyordum. Onun için gönlümde hep bir Roma’yı görmek isteği vardı. Burada beni yoktan var eden, gönlüme o hayali veren Allah Teâlâ’ya çok teşekkür ediyorum. Bana istetti ve isteğimi kabul etti elhamdülillah.

"Ya Rabbi bizleri sana layık kul eyle; hakkı bilip hakkı yapmayı, yanlışı bilip yanlıştan kaçmayı, yanlışa dur demeyi bizlere hep nasip eyle!"

Ve

Allah Teâlâ sonuç itibari ile yollarımızın sonunu Roma’da kesiştirdi. O heyecanla hazırlıklarımız başladı. Hem İtalya’nın eğitim sisteminde okul ve sınıf yönetimini, ders işleyişini görmenin hem de Batı Roma’nın şu anki durumunu yerinde müşahede etmenin heyecanıydı bu. Evet, Roma fetholunacaktı; ama nasıl? Hocamız, Gönül Dostumuz, Mürebbimiz Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan’ın hatırlattığı o müjdeyi düşündük: "Hangi şehir önce fetholunacak? Konstantinopolis mi, yoksa Rûmiyye mi? Efendimiz buyuruyor ki: Herakliyus’un şehri (İstanbul) önce fetholunacak."* Madem İstanbul fetholunmuştu, sıra diğerindeydi.

Yine bir başka şükür... Tabii biz her nefes aldığımızda verdiğimizde şükrediyoruz ama bu Roma yolculuğundaki en önemli hususlardan bir tanesi de altı kişilik ekibimizin uyumu ve eğitime olan aşkıydı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in "Yoldan önce yoldaş seçimi"hadisini böylelikle tatbik etmiş olduk. Güzel yoldaşlarımızla güzel hayalimizi gerçekleştirmek için bir mübarek Cuma günü, ileride mübarek olacak beldeye, Roma’ya doğru yola çıktık. Tabii ki önce uğrağımız Doğu Roma; Kostantiniye, İslambol! Dünyanın iyiye gidişindeki merkezi hareket üssü İstanbul...

Gece yarısı Doğu Roma’dan Batı’ya doğru kuşlar gibi süzülmeye başladık. Gökyüzü bir başka, gece bir başka... Ay daha bir aydınlık doğuyor üzerimize. Batı Roma semalarına geldiğimizde uçağımızın tekeri yer ile ilk temas ettiğinde; işte dedik, Peygamber Efendimizin o müjdesinin gerçekleşeceği mucizevi mekâna ayak bastık. Gecenin bir yarısında dervişler ayakta, insanlar yataktayken; hak aşığı olanlar başlarını kalplerine eğmiş tefekkür ve tezekkür yapıyorlarken, "Haydi Bismillah" diyerek attık ilk adımımızı Roma’ya. Yanımda Roma’yı fethedecek o pırıl pırıl nesille birlikte...

Konaklayacağımız mekâna doğru bindiğimiz taksiyle son sürat gidiyoruz. Sanki yolları son sürat değil de Roma’nın fethine doğru son sürat gidiyoruz! Bu heyecanımıza taksinin şoförü de ortak olmuştu sanki. Yerler, gökler, canlılar, cansızlar, hayvanlar, bitkiler ve en şerefli mahlukat olan insanlar bu kutlu müjdeyi biliyor, gerçekleşeceği günü iple çekiyordu sanki. Hocamız Mahmud Esad Coşan’ın dediği gibi: "Bizim fethimiz kalplerin fethidir. Roma’ya ahlakımızla, dürüstlüğümüzle ve köklü medeniyetimizle gitmeliyiz."*

İlk konakladığımız evden ayrılırken fotoğrafla tescilledik; Roma’yı gönülleri fethettiğimizde misafir olarak kalacağımız mekânı!

Bekle bizi Roma... Ama biz seni yıkmaya değil; iyi insanlar yetiştirip adaletimizle, liyakatimizle ve güzel ahlakımızla gönülleri fethetmeye geliyoruz. Tekrar tekrar güzel insan yetiştirerek bu güzel mekânlara Müslümanların merhametinin hâkim olmasına niyet ettik. İnsanlığın aradığı o huzuru, o adalet sancağını Roma’nın kalbine dikene dek bu keşif yürüyüşümüz sürecek inşallah.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.