Çetin, yaptığı açıklamada 7. ve 8. Dönem Toplu Sözleşmelerde memurlara verilen zam oranlarının kamu çalışanlarını enflasyon karşısında koruyamadığını belirterek, bu durumun kamu personeli arasındaki ücret dengesini ciddi şekilde bozduğunu ifade etti. Aynı ücret çarpıklığının 2023 yılında da yaşandığını hatırlatan Çetin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o dönemde en düşük memur maaşını en düşük işçi maaşının üzerine çıkararak adaletsizliği giderdiğini anımsattı.
Bugün gelinen noktada sistemin yeniden altüst olduğunu dile getiren Mehmet Çetin, memurların eğitimleri, girdikleri sınavlar ve verdikleri emeğin yok sayıldığını savundu. Kamuda iş barışının bozulduğunu ve çalışanların motivasyonunun ciddi şekilde zedelendiğini belirten Çetin, Maliye Bakanlığı, kamu işvereni ve Kamu İşveren Hakem Heyeti’nin tutumunun adaletsizliği daha da derinleştirdiğini söyledi.
Ücretlerdeki dengesizlik ve gelirdeki adaletsizliğin artık görmezden gelinemeyecek bir boyuta ulaştığını vurgulayan Çetin, bu sorunun geçici ve parçalı düzenlemelerle değil, bütüncül bir yaklaşımla çözülebileceğini ifade etti. “Memuru ezerek enflasyonla mücadele edilemez” diyen Çetin, enflasyonun faturasının sabit gelirlilere kesilmesini kabul etmediklerini kaydetti.
Açıklamada, kamu personel sistemi ve sendika mevzuatında köklü reform çağrısı da yapıldı. Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır bir kamu personel reformu istediklerini belirten Çetin; kariyer basamaklarının netleştirildiği, ücret skalasının görev ve sorumluluk esasına göre düzenlendiği, farklı statüler arasındaki maaş farklarının giderildiği ve görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki uçurumun kapatıldığı bir sistem talep ettiklerini söyledi.
4688 sayılı Sendikalar Kanunu’nun artık ihtiyaçlara cevap vermediğini ifade eden Mehmet Çetin, sendika yasasının ILO normlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Grev hakkından toplu sözleşme sistemine kadar sendikal hakların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Kahramanmaraş’tan hükümete seslenen kamu görevlileri, ücret dengesizliğinin giderilmesi ve kamuda huzurun sağlanması için emekliliğe yansıyacak şekilde refah payı verilmesini talep etti. Açıklama, “İmtiyaz değil, alın terimizin hakkını istiyoruz. Kamuda adalet ve çalışma barışı geri gelsin” mesajıyla sona erdi.