Kendimize ayna olacak insanı bulmalıyız

Ahmet Doğan İlbey

“Mümin müminin aynasıdır” buyruğunca kalp ve gönül aynamız cilalı olmalı.

Ayna ne kadar cilalı ise kendine yansıyan görüntüyü de o kadar iyi temsil eder. Böyle bir aynaya Allah’ın tecellisi ve Allah dostlarının nuraniliği zuhur eder. 

Mânevî hakikatler gönül aynasında tecellî edince, ilahî nurların ve güzelliklerin mekânı hâline gelir. Bu takva ve temizlikten dolayıdır ki insan-ı kâmil olanların gönülleri Esma-i Hüsna’nın tecelli ettiği aynadır. (İskender Pala, Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü)

Aynamız ne kadar iyi temizlenirse ilâhî feyz o kadar fazla yansır, gördüğümüz ve görünen her şeyi güzel görürüz. Kirliyse her şeyi çirkin görürüz, her şey aynamıza çirkin görünür.

Hz. Mevlânâ’nın sözüyle aynamız sağlam değil kırıksa bizi yüz şekle sokar. Her kırık parçasından parça parça görüntümüzü görebiliriz ancak. Gönül, bakanın kendini gördüğü ayna olduğuna göre gönül aynası kırık değil, sağlam olmalı ki başkalarına da ayna olsun. Böylelikle gönül aynasında hem resim ve nakış görünür, hem de resmi ve nakşı yapan. Mesnevî’deki hikâyeyi dinleyelim:

 

“Bir gün padişah Türk ressamlarıyla Çin ressamlarını çağırtır. Onlara bir oda verir ve odanın duvarlarını süslemelerini ister. Araya da perde koyar ki biri diğerinin yaptığı resimleri görmesin. Çinli ressamlar duvarları süslemeye, Türk ressamlar da duvarları süslemeyip cilalamaya başlarlar. Verilen mühlet dolar. Aradan perde kaldırılır, Çinlilerin yaptıkları resimler, Türklerin cilaladığı duvara akseder ve cilalı duvardaki görüntü daha güzel olur.” 
Âlimlerin, âriflerin dediklerine göre gönül aynası aynı zamanda imtihana tâbidir. Hz. Âdem’in aynası Hz. Havva idi, dünyaya gönderilmekle sınandı. Hz. Yâkub’un aynası oğlu Yusuf’du. Yusuf kaybolduğunda, kendisine Allah’ı hatırlatan, nefsinin bilgisine ulaşmasına imkân tanıyan aynasını kaybetmişti.

Hâsılı, din-i mübinin yolunda olanların aynası var. İma ettiğimiz güruh modern zihniyetin iğvasına kapılıp gönül aynasından mahrum olanlardır. Etrafımızda aynası özürlüler çoğalıyor. Çünkü baktıkları ayna camdan. Cam onlara etlerini, dış yüzlerini gösteriyor. Hakiki aynaya bakmadıklarından veya aramadıklarından güzeli bir türlü göremiyorlar. 

Modernler gönüllerini kaybettiklerinden olacak ki bakınca gülümseten ayna icat etmişler. Zavallı modern insan! Gönül aynası, gönlüne tutacak aynası olmayınca sahte aynalarda umut arıyor. İskender Pala’nın dediği gibi “Modern zamanlar çoğalttıkça çoğalttı aynaları. Bakanlar fersiz aynalar görüyor.” (Âyine)
Yapacağımız iş şu: İnsanın kendini tanıyabilmesi için, Allah’ın, gönlünü cilaladığı insanlarla dost olmalı. Çünkü gönül ve kalp, dostun aynasında tezkiye olur. Hz. Mevlânâ’nın sözüyle kendimize ayna olacak insanı bulmalıyız.                                                                                                                                        

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.