KAHRAMANMARAŞ’TA BAŞARILI BÜROKRATA YER YOK

Erkan Kiraz

KAHRAMANMARAŞ’TA BAŞARILI BÜROKRATA YER YOK

Önceden beri söylenen bir sözdür bu; “Kahramanmaraş ta çok başarılı bürokrata yer yok!” Bu söylemin yine kendini doğruladığını; Kahramanmaraş Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr. Kamil Türkmen’in sözleşmesinin dolarak Kahramanmaraş’tan başka bir yere gitmesi ortaya çıkardı. Bu durum “şehrin Kaderi mi?”, “Şehrin siyasetçisinin şehre bakış açısı mı?” Bilinmez.

Kahramanmaraş Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği; çalışmaları ve kurumsal yapısı ile 81 İl arasında 2014 yılı Birlik Karne Puanına göre Türkiye Birincisi seçilmiştir. Bu sıralama Kahramanmaraş, Kocaeli, Eskişehir, Isparta, Balıkesir… diye devam etmektedir.

Yaptığı başarılı çalışmalarla dikkatleri üzerine çekmiş Dr. Kamil Türkmen bundan sonraki süreçte değişiklik olmaz ise başka bir İl’e gidecektir. Aslında konumuz Dr. Kamil Türkmen değil de; Kahramanmaraş’ın kaybının son olmamasıdır. Şehrin siyasetçisine sorulduğunda şehrin önemli bir sorunu olmadığı söylenmekte, vatandaşa sorulduğunda her şeyden şikâyetçi…

Siyasetçinin vatandaşı ziyaretinde “Efendim hoş geldiniz!”; siyasetçinin “Sorununuz var mı?” dediğinde “Teşekkür ederiz” söylemi dikkat çekiyor her zaman… Ama siyasetçi mekanı terk ettiğinde “şikayetin sonu yok” dendiği bir şehirde yaşıyoruz. Belki de bu denklemsizlik şehre hizmet eden liyakatli bürokratların başarı çizgisin arttırdıklarında; sanki suç işlemiş bir şekilde gitmesine sebep oluyor. Sanki birileri Kahramanmaraş’ın büyümesini, halkın istifadesine çalışılmasını, şehrin başarı ile anılmasını istemiyor. Belki de istiyor ki; “Kahramanmaraş sorunlu, başarılı olmayan bir şehir olsun. Ben kazanayım da; şehir ne olursa olsun.”

Biz Kahramanmaraş halkı olarak; vatandaşı, işçisi, memuru, siyasetçisi, gazetecisi ve en önemlisi iş adamları olarak başarıya sahip çıkmadığımız sürece, kendi menfaatlerimizi şehrin menfaatlerinin önünde tuttuğumuz sürece toplumsal değerlere sahip çıkmadığımız sürece başarının arkasında durmadığımız sürece yıllardan beri şikâyet ettiğimiz söylemlere devam ederiz.

Ne zamanki “BEN BU ŞEHRE NE KATABİLİRİM?” sorusunu kendimize sorduğumuzda ve bu sorunun cevabını vicdanımız rahat olarak verdiğimizde; şehrin sorunları çözme adına yola çıkmış oluruz. Ne zamanki çıkarlarımızı toplumsal değerler doğrultusunda tercih edersek, işte o zaman şehrin sorunu çözülmeye başlar.

Taleplerimiz marka değeri ve başarı çizgisi yüksek, yapılan hizmetlerde halkın ön planda tutulduğu, yaşanılabilir şehirlerarasında öncelikli iller arasında olmak değil midir? Halkın refah seviyesinin yüksek olduğu bir şehir olmak değil midir? Bu şehrin insanları olarak başarıyı desteklemez isek başarısızlığı, monotonluğu desteklemiş olmaz mıyız?

Eğer sesimizi çıkarmıyorsak ya da “nemelazımcılık” oynuyorsak şikâyet etmeyelim! “Neden Gaziantep yolu uzadı” demeyelim. “Neden Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi önündeki yol çalışması durdu?” demeyelim. “Neden Göksun Yolu yapılmıyor?” demeyelim. “Neden kentsel dönüşüm uzadı?” demeyelim. “Neden şehrimizde geliri tabana yayacak turizm çalışmaları yapılmıyor?” demeyelim. “Neden şehrin trafik sorunu hala çözülmedi?” demeyelim. Bunun gibi bir çok örneği konuşup, “Bu da yapılmıyor!” demeyelim.

Bu şehirde yaşayan bizleriz! Ne istediğimizi bilirsek, ne yapmamız gerektiğinde biliriz!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.