İnsanın karakteri, küçük yaşlarda kazandığı gündelik alışkanlıkların harmanlanmasıyla şekillenir. Çocuklarımıza küçük yaşta kazandıramadığımız öz disiplini ve öz bakımı, ileriki yaşlarda soyut nasihatlerle kazandırmamız ne yazık ki mümkün olmuyor. Çünkü çocuk, sözden ziyade gördüğü ve bizzat uyguladığı eylemin izinden gider.
Bizler “Bir çocuğa iç disiplini baskıyla değil, severek ve isteyerek nasıl kazandırabiliriz?” İşte bu sorunun cevabı olarak rehberlik servisimiz, sınıf öğretmenlerimiz ve velilerimizle ortaklaşa “Davranış Panosu ile Birlikte Büyüyoruz” çalışmasını başlattık.
Projenin merkezinde, çocukların her gün evde ve okulda rahatlıkla uygulayabileceği çok yalın ama karakteri besleyen yaşam alışkanlıkları yer alıyor. Hazırladığımız takip panolarında çocuklarımızdan; kendi yatağını ve kıyafetlerini toplamak, okul çantasını ebeveynine yüklemeden kendisi hazırlamak, diş fırçalama ve kişisel temizlik rutinlerini aksatmamak, günlük en az 15 dakika kitap okuma zamanı oluşturmak, sofra kurulumunda aileye küçük bir yardımda bulunmak, çevreye karşı duyarlı olup çöpünü ait olduğu yere atmak, ekran kullanımında kendi sınırını koruyabilmek ve iletişimde "lütfen" ile "teşekkür ederim" gibi nezaket kelimelerini hayatın doğal bir parçası kılmak gibi adımları atmalarını bekliyoruz.
Çocuk, gün içinde gerçekleştirdiği her olumlu eylem için panosundaki bir çiçek yaprağını boyuyor. Böylece soyut bir kavram olan "sorumluluk", çocuğun zihninde somut, rengârenk bir görsel başarıya dönüşüyor.
Bu projenin en kıymetli yanı, okulun kapısından çıkınca bitmeyen bütüncül yapısıdır. Eğer okulda kazandırmaya çalıştığımız bir değeri evde velimiz desteklemezse; ya da evde kazanılan güzel bir alışkanlık okulda karşılık bulmazsa eğitim eksik kalır. İki haftalık periyotlarla yürüttüğümüz bu takipte, evdeki davranışların şahidi velilerimiz, okuldaki gayretin şahidi ise öğretmenlerimiz oluyor.
Amacımız çocukları sürekli denetlemek ya da açıklarını aramak değil. Tam aksine, çocuğa kendi gelişimini izletmek ve "Ben bugün kendi hayatım için faydalı bir şey yaptım" özgüvenini yaşatmaktır. Sürecin sonunda gayret gösteren, çiçeğini sorumluluk yapraklarıyla donatan evlatlarımızı küçük sürprizlerle tebrik ediyor, motivasyonlarını diri tutuyoruz.
Bir çocuğun sabah kalktığında yatağını düzeltmesi sadece bir ev işi değildir; güne bir başarıyla ve düzenle başlama iradesidir.
Akşam çantasını kendisinin hazırlaması, kendi geleceğine sahip çıkma bilincidir.
Ailesine sofrada yardım eden, arkadaşına "teşekkür ederim" diyen bir çocuk; yarın içinde bulunduğu topluma yük olan değil, fayda sağlayan nezaketli bir bireye dönüşecektir.
"Birlikte boyuyor, birlikte gelişiyor, birlikte büyüyoruz" diyerek yola çıktığımız bu projede; görüyoruz ki evlatlarımızın hamuruna sevgiyle ve tutarlılıkla yaklaştığımızda, o çiçek yaprakları sadece kâğıt üzerinde değil, çocuklarımızın karakterinde de rengârenk açmaya devam ediyor.